May 2024
SunMonTueWedThuFriSat
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678
 

Başlıksız

*"Başlıksız" da bir başlık, demek ki gerçekten başlıksız bir yazı yazmak istiyorsan ona isim koyma.

Sanıyorum her insanın neyden oluştuğunu bilmeye hakkı var. Yasal haktan söz ediyorum. Hayattan kopuk, başkasının bedenini incelermişcesine bir anatomi dersi değil, bedenini daha iyi tanıması için, beynin işleyişini kendini keşfedercesine öğrenmesinden bahsediyorum. "Gerçek" e yaklaşmak için şart. Sanki mutlak gerçekmişcesine davranan kültürlerde yaşıyoruz çünkü. Bedenin yükleri ağır, üstünde taşıyamayacağı kadar çok kod var. Bu kodları içselleştirdiğinde iş işten geçmiş oluyor. Başka türlü bir yaşama biçimi düşünülemezmiş gibi görünse de başka türlü davranma, öğrenme, iletişme biçimleri mümkün. Beyin müthiş bir kapasitede. Yolda yürürken insanları üstlerinde giysileri yokken nasıl algılayacağımı düşünürüm bazen. Yorumlama yapabileceğim veriler kaybolduğunda... Geriye kalan bedenin güzelliğinden çirkinliğinden de bahsetmeden. İşte o zaman karşımızdakinin gerçekliğine biraz daha yaklaşırdık. Çünkü doğduğumuz ev bizim değil, kıyafetlerimiz bizim değil, ses tonumuz bile bize ait değil. "Öz" var mıdır bilmiyorum ama tek ses tonuna sahip olmadığımız, bir tane düşünce biçimine sahip olamayacağımız kesin. Sürekli genişleyebilir. Onu tek bir raya oturtmaya çalışmak hata olur. Koşullar gerçeklikler değillerdir. 

Dolayısıyla birçok bilim alanının meslek ve uzmanlaşma durumuna gelmesi temel noktayı unutmamıza neden oluyor. Herhangi bir disiplinin öğrencilerini gördüğümde onlarda önemli bir halin olmadığını görüyorum. Ne olduğumuzu anlamaya çalışarak çıkmıştık yola aslında. Her şey bir araç değil miydi?Ne zaman meslekler edindik?Neden meslek oldu bunlar? Neden koptu bizden? Her şey bizden değil miydi? Biz derken insanlardan bahsetmiyorum da sadece. Ne zaman içimizden ayırdık her şeyi? Ne zaman rol dağılımları yaptık? Herkes her şeyden değil miydi biraz da? Kendini anlamayan nasıl bir birlik kuracak buralarda? Ne zaman hayvanlara sevgi gösterisi niyetine tasma takar olduk? Sevginin yanına farkındalığı eklemek şart. İyi bir şey yaptığını sanıp sadece yama yapıyor olabilirsin. Bu düzenin değişmesi şart. Şart. 

Pınar Özer

 
Hayata Dokun Derneği Kütüphanesi

Eğitimin sosyal hayatın desteklenmesi gereken yegane unsur olduğunu öngören Derneğimiz, 2012 yılından bu yana; Van, Muş, Tekirdağ, Diyarbakır, Trabzon ve İzmir illerindeki köy okullarına kütüphaneler açmaktadır. Her yıl ortalama 5 kütüphane açan derneğimizin...
DEVAMI...


Jehan Barbur Şarkılarıyla Hayata Dokunuyor Konseri

Sanatçı Jehan Barbur’un Hayata Dokun Derneği yararına verdiği konser İstanbul Bilgi Üniversitesi Mezunlar Derneği desteğiyle 26 Nisan 2013’te Bilgi Üniversitesi Kuştepe Ka...
DEVAMI...


Hayata Dokun’an Üniversiteler

2010’dan bu yana her yıl İstanbul Merkezli tüm devlet ve belli başlı özel üniversitelerde yapılan üniversite öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen konferans...
DEVAMI...


Tüm projeler için tıklayınız